Vietnam'dan merhaba! Gezgin'in 'Cana ve Hubli Opera Librettosu' adlı kitabı Beyoğlu Pandora Kitabevi'nde ve kitap ağsayfalarında! http://www.pandora.com.tr/ urun.asp?id=157378
Bu durakta birlikte inebilirdik Çünkü tek sayılara hep düşman olmuştur doğa. Sen indin, yoluma devam ettim bense, Karşı gelmiş olduk böylece, doğa yasalarına.
Durdu metro bir sonraki durakta Görülmemişti Japon metrolarının bozulması yıllar boyu. Soralım bunu Japonya’nın her yanını dolduran kargalarına Bozan onlar metroyu, kavuşayım diye sana.
Kargaların aşktan yana kanat çırptığı görülmemiştir. Görülmemiştir gagaların böyle büyük dayanışması. Onlar, alıp beni pençelerine, taşıdılar bedenimi sana. Hafiftim, çünkü ruhum, sende kalmıştı o durakta.
Ruhum sende, kalbim sende, bedenimi istedin, getirdiler işte. Sen şimdi ister birleştir bu bedeni ruhla ya da birleştir bedenimi ruhuma bedeninle ruhunla. Kendisi uzaylı, eşi uzaylı Japon başbakanının kanatlarında, Ruhla bedenin bir olduğu ya da hiç olduğu bir gezegenden geliyorum sana.
Sana ellerimi uzatıyorum upuzun, “inme” diyorum “o durakta!” Uzaylılar gibiyim, uzaysızlar gibiyim, kapanan metro kapılarında. Ve sen, karışırken bir anda kalabalığa, Daralıyorum, tümüyle ufalıyorum sen uzaklaştıkça.
“Hoşçakal” demiyorum, hoşça kalma, bensiz tüm duraklarda. “Elveda” demiyorum, veda değil bu, en fazla bir merhaba. İnsanları ayırmak içindir, ama birleştirmek içindir metrolar aynı zamanda. Öyleyse geri bin sen, geri bineyim ben, kavuşalım ortada.
Kavuşalım ortada, şaşırsın bu utangaç Japon insanı. Atsınlar onlar utangaçlıklarını. Baksınlar yoldan geçenlere, selam versinler herkese. Şenlensin hüzünlü Japon sokakları. Ve yine de gitmek istersen Nara, Kulak ver sen bu insanlara: Onlar, senin benim tütsü gibi bir arada Dağılıp gitmemizden mutlu olmalılar ki, Durdurdular metronun bu son seferini. Gel biz, sıkıca sarılarak, bir heykele dönüşelim Tüm Japon kentlerinin tam ortasında. Böylece tüm insanlar, sarılmayı öğrensinler birbirlerine, Ayırmasın kimseyi artık, metro duraklarıysa.